Pages

Ads 468x60px

22 Ocak 2014 Çarşamba

AYNADAKİ

AYNADAKİ
       Tüm hatıralarını soyunup hayatın unutulmuş, karanlık bir köşesine bırakmak istedi. Unutmak istedi. Bu isteğini ilk kez takvimlerin yapmak dökmediği tembel ve belirsiz bir günde dile getirdi. Sonra bu isteğini de diğer tüm istekleri gibi unuttu. Unutma hastalığına yakalandığı teşhisini en sevdiği çocukluk hayallerini hatırlayamadığında koydu. Çocukluğunu kaybetmiş bir kadının gelecekten artık beklentisi kalmıyordu... Her fırsatını bulduğunda gitmekten bahsediyordu kendine. Gitme arzusu. Neden ya da nereye olduğunu bilmeden. Sadece "gittim" diyebilmek. Hissettiği tek arzu buydu... İçinin umutsuz karası tüm renkleri boyamış, ağır geliyordu artık gökyüzünün maviliği. Özgürlüğün gitmekte olduğunu hissediyordu. Renksiz dünyalar içinde. çocukluğu kayıp. hatıraları cam kırığı. bir kadın. Canı yanıyor kadının.Kadın benim. Uykusuz gözlerim ve solgun tenimle tam karşımda dikiliyorum. Ruhsuzluğumun ta içine bakıyorum. Aynanın karşısında kendimi sorguya çekiyorum. Arkamdaki ışık banyoyu adete bir sorgu odasına çevirdiğinden olsa gerek öfkeleniyorum. Aniden. Bir sebebi yokken. Sadece kendime bakarken. "Bu gece ben soracağım, sen cevaplayacaksın" diye bağırıyorum. Kendime. Kendi kendime. Aynadaki hiç bir tepki göstermedi. Hiç bir değişme olmadı suratımda. Öfkeliydim ve onun da benimle öfkelenmesi gerekiyordu. Ayna boş gözlerle bana bakmaya devam ediyor... İmkansızdı. Aynadaki bendim. Kendim olmam gereken karşımdaki sanal görüntüm benimle birlikte hareket etmiyor. Öldüm sanırım. İmkansız bu. Ayna bozuk. Bir yalan gibi ayna. Herkes gibi yalancı. İmkansız bir aynanın yalan söylemesi. Görülmüş şey değil çünkü bu. Aklım almıyor. Yanaklarımda iki damla yaş. Sinirimden ağlıyorum. Karşımdaki sadece bakıyor. Habersiz ölüyorum galiba. Tanrım... Aynadaki bu iç savaşlarımı soğukkanlılıkla izliyor. Adete tanrı gibi bakıyor hayatıma. Kendi hayatımı uzaktan sadece izliyorum. Beni tanıyor. Benden daha gerçek  ve hislerimi, henüz gün yüzüne çıkmamış hislerimi dahi, bilen. Benden önce harekete geçen. Aynadaki... Ben yorgun ve uykusuz. Öfkesinin kime olduğunu bilmeyen bir kadın. Cevaplarını arayan eksik ve korkak bir soru. Bir sayfanın kenarına unutulmuş önemsiz bir not. Çalakalem karalanmış bir zaman damlası ömrümün üzerinde. Yalnız ve hatırlanmayı bekleyen... Gecelerin sessizliğini ve karanlığını iliklerine kadar hisseden, yaşadığını sanan bir ceset... Ben! 
       Ben bu kirli dünyanın kapılarında, ayna karşısında ağlamaklı. Kendi halime bakıp durmadan ağlıyorum. Sanki yüzyıllardır burada aynaya bakıyor ve  durmadan ağlıyor gibiyim. "Neredesin?". İlk sorum bu. Başka sorum var mı bilmiyorum henüz. Şu an tek merakım bu; nerede olduğum. Çocukluğumun yarı aralık dünyasında mıyım, gençliğimin ilk kaybedişlerinin gölgesinde ağlıyor muyum? Nerede kaldım, terk ettim kendimi ben? Tükendiğim bir yeri arıyorum. Başlamak için bittiğim yeri bulmalıyım... Beni tüketen biri olmalı. Bir şey belki. Neydi? Kimdi? Nasıl düştüm aynanın içine ve kaldım orada.... Ben konuştukça ayna susuyor. Susmayı ne zaman öğrendim... Susma. Lütfen konuş benimle. Kelimelerden bu kadar çok korkan ama onlar bu kadar çok seven birine göre çok fazla susuyorsun. Bir kaç kelime istiyorum. Aklımın ucunu yeniden yakalamam için sadece bir kaç kırıntı. Unuttuğum saadetleri saklıyorsun. Ver onları bana! Ver dedim sana. Ver.... Lütfen.
       Kadın dizlerinin üzerinde. Aynadaki hala suskun. Kadın ağlıyor. Bir kadının gözyaşları deliyor göğü. Yağmur başlıyor gezegende. Bir yerlerde yağan her bir damla bir kadının gözyaşıdır. Kadın sessizliğin içinde perişan... Aynadaki bekliyor. Bir insan kendi üzerinde bile bir hakka sahip değilken başka hayatlara adım atıyor. Kadın korkuyor. Korkusu biraz daha ağlatıyor. Canı yanıyor kadının. Kadına kimse yardım edemez. Aynadakinden başka.... Zaman yanaklarından damla damla süzülüyor, gece vardiyasını güne devretmeye hazırlanıyor...Kadın kalkıyor, kendine bakıyor. Dağılmış saçlarının arasında kırmızı bir çift göz. Aynadaki hala aynı ruhsuz ve sessizlikte. Aklını kaybediyor kadın. Çığlık çığlığa kendine saldırıyor. Ayna paramparça tıpkı kadının kalbi gibi... Ayna tuzla buz tıpkı kadının geleceği gibi. Aynadaki kayıp bir çocuğun masumiyetinde. Kadının canı kanıyor. Bir kadın ölüyor, kendi içinde....

2 yorum:

  1. birilerinin beğendiğini bilmek güzel; teşekkürler efendim

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...